Bilgisayar Teknolojileri

İnternet Hakkında Temel Bilgiler

İletişim Teknolojisi
İletişim teknolojisi; birbirinden uzakta bulunan bilgisayarların birbirleriyle bazı özel tanımlı
kurallar kullanarak haberleşmesini ve kendi aralarında birinden diğerine bilgi aktarımını olanaklı
kılar. Bilgisayarlar arası haberleşme, telefon hatları, özel kablolar, elektromanyetik dalgalar,
uydu bağlantıları gibi farklı iletişim yollarıyla yapılabilir.
21. Yüzyıl, klasikleşmiş tanımıyla, Bilgi Teknolojileri Çağı olacaktır. Teknolojik gelişmeler;
mikrodalga fırın, buzdolabı gibi kullandığımız birçok aygıtı “zeki” ve “birbirleriyle konuşabilen
iletişimde bulunabilen” aygıtlar haline getirmektedir. Bu aygıtlar, çevresiyle haberleşip bilgi
alabilmekte, karar verebilmekte ve diğer aygıtlarla haberleşebilmektedir. Tüm bu sistemlerde,
bilgisayarların ve bilgisayar teknolojilerinin “dışardan görünmeyen” bir şekilde bütünleşmesi
yatmaktadır.

İNTERNET (International Network)
Günümüzde tüm dünyayı saran İnternet ağının temeli Amerikan ve Sovyet Rusya arasındaki
rekabete dayanmaktadır.
1957’de Sovyetlerin ilk yapay dünya uydusu olan Sputnik’i fırlatmaları üzerine ABD Savunma
Bakanlığı, bilim ve teknolojinin orduda en iyi şekilde kullanılması için ARPA projesini başlattı.
Amerikan Hava Kuvvetleri 1962 yılında ABD’ye yapılabilecek bir nükleer saldırıdan sonra bile
misillemelerin ve bombardıman uçakları üzerindeki denetimin nasıl sürdürülebileceğini
araştırmaya başladı. Bu amaçla yapılan araştırmada merkezi olmayan askeri bir bilgisayar
ağının tüm ülkeye yayılabileceği ve bir nükleer saldırıya karşı saldırı yapılabileceği gösterildi.
ARPA projesi bu ağı destekledi ve ARPANET adını aldı.
1969’da ilk fiziksel ağ California’da kuruldu. İlk kurulan bilgisayar ağı tüm ülkede yalnızca 4
noktada terminale bağlıydı.
1972 yılında terminal sayısı 23’e ulaştı ve elektronik posta kavramı ortaya çıktı.
1976’da radyo ve uydu bağlantıları sayesinde ABD ve Amerika bu ağ üzerinde birleştirildi.
1979’da ilk bilgisayar haber grupları ortaya çıktı ve IBM İnternet’in babası sayılan BITNET
sistemini yarattı.
· 1980’lerde soğuk savaşın etkisini yitirmesiyle akademik ve ticari çevreler bu bilgisayar
sistemine ilgi göstermeye başladı. O zamanlar sistem yalnızca elektronik posta amacıyla
kullanılıyordu.
1989’da Tim-Berners Lee World Wide Web’i icat etti. Bu sistem, hypertext denen daha görsel bir
temele dayanıyor ve araştırmaları, bilgi paylaşımını kolaylaştırmayı amaçlanıyordu. WWW’nin
ortaya çıkması aynı zamanda ticari çevreleri de motive etti. Bu tarihte kullanıcı sayısı 617,000’e
ulaştı ve bilgisayar ağı bugünkü anlamda İnternet adını aldı.
1990’larda İnternet kullanıcı sayısı ve fiziksel yapısı katlanarak arttı. Ticari kurumlar,
üniversiteler, organizasyonlar ve devlet kurumları bu gelişime ayak uydurdular. Bağlantı
noktalarına ad verilmeye başlandı ve bu kurumlar kendi adlarına İnternet siteleri açmaya
başladılar. 1994’de İnternet üzerinde ilk siberbanka kuruldu. Pizza Hut İnternet üzerinden sipariş
almaya başladı. AT&T, MCI gibi iletişim firmalarının hemen hepsi İnternet’e yatırım yapmaya
başladı.

İnternet nedir?
İnternet bilgiyi paylaşma kaynağı olarak yer buldu kendine. Ardından reklam aracı olarak
görüldüğü bir süreç yaşandı. Ticari amaçlar reklamdan çeşitlenerek satışa yöneldi. Bugün, 21.
Yüzyılın başlarında, hesap edilemeyen ve planlanamayan bir hızla büyüdüğünü görüyoruz.
İnternet’in geçirdiği süreç farklı tanımlamalara ya da sınırlamalara neden oldu.
İnternet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli
büyüyen bir iletişim ağıdır. İnternet’in “ağlar arası ağ” olduğu söylenebilir.
Teknik terimlerle tanımlamak gerektiğinde:
TCP/IP protokolünü tanıyan ağların oluşturduğu büyük ağdır,
TCP/IP protokolünü tanıyan ağları kullanan insanların oluşturduğu büyük topluluktur,
TCP/IP protokolünü tanıyan ağlardan erişilecek kaynaklar kümesidir,
denebilir.
İnternet, insanların her geçen gün gittikçe artan “üretilen bilgiyi saklama/paylaşma ve ona
kolayca ulaşma” istekleri sonrasında ortaya çıkmış bir teknolojidir. Bu teknoloji yardımıyla pek
çok alandaki bilgilere insanlar kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmektedir. İnternet’i
bu haliyle bir bilgi denizine, ya da büyükçe bir kütüphaneye benzetebiliriz. İnternet’e, bakış
açımıza bağlı olarak farklı tanımlamalar da getirebiliriz :
İnternet;
· 2000 yılı itibarıyla 120,000,000’u aşkın insanın kendi arasında etkileştiği, bilgi değiş –
tokuşu yapabildiği ve kendi yazısız kuralları olan büyük bir topluluktur. Bu, İnternet’in
sosyal yönüdür.
· Pek çok yararlı bilginin bir tuşa basmak kadar yakın olduğu dev bir kütüphanedir.
· Kişilerin değişik konularda fikirlerini serbestçe söyleyebilecekleri ortamlar barındıran bir
demokrasi platformudur.
· Evden alış-veriş, bankacılık hizmetleri, radyo-televizyon yayınları, günlük gazete servisleri
vb gibi uygulamaları ile aslında internet aynı zamanda bir hayat kolaylaştırıcıdır.
Tüm bu tanımların arakesitinde yer alan ise “Bilgiye ulaşım ve onu paylaşım, sonrasında da elde
edilen bilgiyi kullanım” dır.
Sonuç olarak, İnternet, önümüzdeki yıllarda üretilecek bilgilerin dolaşım sistemidir. İnternet’in
ticari boyutunun da ortaya çıkmasıyla yaşamla daha çok iç içe geçmeye başlamıştır. Kendi,
yazılı olmayan, kuralları olan; kendi toplumu olan bambaşka bir uzay. Klasik yaşama biçimlerini,
değer yargılarını değiştiren; hayatımıza yeni kavramlar, yeni uğraşlar getiren iletişim aracı.
İnternet’in etkilerini görmek ve onu hissetmek sanırım çok daha kolay. Hayatımızda normal
şartlarda yaptıklarımızı göz önüne getirelim ve İnternet’in bunları nasıl değiştirdiğini; bunlara
nasıl yeni anlamlar yüklediğini gözlemleyelim. Belki bazılarımız için daha az (ya da hiç),
bazılarımız için daha çok (ya da aşırı çok) etkilenmeler olacaktır. Ancak gerçek olan,
önümüzdeki yıllarda (21. Yüzyılda) İnternet olgusu her yönüyle bizimle olacak ve hayatımızda
onunla ilintili pek çok şey yapıyor olacağız (Ağ üzerinden alışverişler, uçak/tren rezervasyonları,
günlük gazetelere erişim, bilimsel dergileri okumak gibi.)
Bilgisayarlar, İnternet kullanmanın temel araçlarıdır. Artık standartlaşmış fonksiyonlarıyla farklı
işletim sistemlerinde dahi olsalar, birbirlerine benzer çalışma ilkeleri vardır. Sanal alışveriş
terminalleri, banka para çekme makineleri vb. gibi sistemleri kullanmayı bilmekte bilgisayar
okuryazarlığının bir parçasıdır. Hızlı gelişen İnternet teknolojilerinin hayatın bir parçası olduğu
düşünülürse, ülkelerin “bilgisayar kullanmayı bilen” nüfusu arttıkça bu teknolojileri daha verimli,
üretime dönük ve gerçekçi kullanacaklarını söyleyebiliriz. Bilgisayar okuryazarlığı, 21. Yüzyılda,
artık “normal okuryazarlık kadar önemli” bir hale gelmiştir.
Bu tanımların ardından teknik terimlerle tanımlamada kullandığımız TCP/IP’nin açıklanması
gerekiyor.

TCP/IP nedir?
“Bilgi Ağı” üzerindeki bilgi iletimi ve paylaşımı bazı kurallar dahilinde yapılmaktadır. Bu kurallara
kısaca “internet protokolleri”, ya da TCP/IP protokoller ailesi denir. TCP/IP (Transmission
Control Protocol/Internet Protocol), bilgisayarlar ile veri iletme/alma birimleri arasında
organizasyonu sağlayan, böylece bir yerden, diğer bir yere veri iletişimini olanaklı kılan pek çok
veri iletişim protokolüne verilen genel addır. Bir başka deyişle, TCP/IP protokolleri bilgisayarlar
arası veri iletişiminin kurallarını koyar.
Bu protokollere örnek olarak;
Dosya alma/gönderme protokolü (FTP, File Transfer Protocol),
Elektronik posta iletişim protokolü (SMTP Simple Mail Transfer Protocol),
TELNET protokolü (Internet üzerindeki başka bir bilgisayarda etkileşimli çalışma için geliştirilen
*login* protokolü) verilebilir.
Adını sıkça duyduğumuz WWW ortamında birbirine link objelerin iletilmesini sağlayan protokol
ise Hyper Text Transfer Protocol (HTTP) olarak adlandırılmaktadır. TCP/IP protokolü aynı
zamanda, diğer iletişim ağlarında da kullanılabilir. Özellikle pek çok farklı tipte bilgisayarı ya da
iş istasyonlarını birbirine bağlayan yerel ağlarda (LAN) kullanımı yaygındır.
Internet ne sunar?
Internet’i bir “iletişim ağı” olarak tanımladıktan ve bu ağın üzerinde bilgi dolaştığını belirttikten
sonra, İnternet’in bu altyapı üzerinde neler sunduğunu tahmin etmek aslında o kadar da güç
değil. Bu “iletişim ağı”nın içinde bulunan herhangi iki bilgisayar arasındaki en temel işlem, çift
yönlü bilgi aktarımıdır. Burada bilgiden kasıt, bilgisayarlardan birinde bulunan bir dosya, bir
bilgisayar programı ya da bir ileti olabilir.
Internet, teknik olarak, TCP/IP protokolü ile desteklenen pek çok servis sunar. Örnek olarak,
Internet erişimi olan bir kullanıcı, eğer kendisine yetki verilmişse, Internet’e bağlı diğer herhangi
bir bilgisayardaki bilgilere erişebilir, onları kendi bilgisayarına alabilir, kendi bilgisayarından da
Internet erişimi olan başka bir bilgisayara dosya/bilgi gönderebilir. Bu özellik, dosya transfer
protokolü olarak bilinir. Benzer şekilde, internet üzerindeki kullanıcılar birbirlerine elektronik
posta gönderebilirler. Bu da posta iletim protokolü olarak bilinir.
İnternet, değişik protokoller aracılığı ile, insanlara “bilgiye erişim” olanakları sunar, İnternet
yardımıyla “her çeşit” bilgiye erişebilirsiniz.
İçerik bakımından, İnternet’in sundukları kimi zaman insanın hayal gücünü zorlayacak boyutlara
varmaktadır. Vizyondaki filmlerin kısa tanıtımlarını kolayca evimizdeki ekrana taşıyabilir ya da
Amerikan Kongre Kütüphanesi’nde tarama yapabiliriz. Tübitak arşivine http://www.tubitak.gov.tr
bağlanıp, Bilim ve Teknik dergilerinin yeni ve eski sayılarını tarayabilir, yazıları okuyabilir ya da
Hacettepe Üniversitesine uzanıp o anki Beytepe Kampusu sıcaklıklarını grafiksel olarak
görebiliriz. Başka bir örnek olarak, katılmak istediğimiz bir bilimsel toplantıya bildirimizi Internet
üzerinden gönderebiliriz. Örnekler artırılabilir; Nasa servislerine http://www.nasa.gov bağlanıp,
son uydu fotoğraflarını tarayabiliriz; ya da http://www.antoloji.comhttp://www.siir.gen.tr
adreslerine bağlanıp şiirler okuyabiliriz. Son yıllarda geliştirilen World Wide Web(WWW) temelli
internet araçları ile bilgiye ulaşım daha da kolaylaşmış ve ulaşılabilecek bilgiler ve sunulan
servisler miktar ve çeşit olarak artmıştır. İnternet’in sundukları; onu kullananların istekleri, hayal
güçleri ve gelişen internet teknolojisi ile hep çoğalmaktadır.
WWW, Web, ya da W3 (World Wide Web), yazı, resim, ses, film, animasyon gibi pek çok farklı
yapıdaki verilere kompakt ve etkileşimli bir şekilde ulaşmamızı sağlayan bir çoklu hiper ortam
sistemidir. Hiper ortam, bir dökümandan başka bir dökümanın çağırılmasına (navigate) olanak
sağlar(iç içe dökümanlar). Bu ortamdaki her veri (object), başka bir veriyi çağırabilir(link).
Internet, bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmak için değişik ‘bilgi arama/tarama’ yöntemleri de sunar.

Internet adreslerinde görülen kısaltmalar ne anlama gelir?
Internet’e bağlı kuruluşlar değişik gruplara ayrılabilir ve bir kurulusun alan adı (domain) adresi, o
kuruluş hangi gruba dahilse ilgili kısaltmayı bazı istisnalar dışında mutlaka içerir. Ayrıca,
ülkelerin 2 harfli tanıtım kodları da adresin sonuna eklenir. Internet adresi, eğer özel amaçlı bir
servise (ftp, gopher, www gibi) aitse, genellikle, bu durum, adresin başında kullanılan bir
kısaltmayla verilir. Adreslerde kullanılan bazı kısaltmaları ve onların ne anlama geldiklerini
örneklersek:
Internet alan adları (domain names), uluslararası platformda gTLD (generic Top Level Domain)
olarak adlandırılan .com, .org, .net, .edu, .mil, .k12, şeklindeki 7 alan ile, ccTLD (Country Code
Top Level Domain) olarak adlandırılan ve ISO-3166 standardında yaklaşık 200 ülke kodundan
(.uk, .us, .tr, vb.) oluşan adlandırma sistemine tabidir.
Ülke kısaltmaları :
Au: Avustralya iq: Irak
Az: Azerbaycan ir: İran
Be: Belçika it: İtalya
Br: Brezilya jp: Japonya
Bg: Bulgaristan nl: Hollanda
Ca: Kanada no: Norveç
Ch: İsviçre pk: Pakistan
cn: Çin pl: Polonya
de: Almanya pt: Portekiz
dk: Danimarka ro: Romanya
eg: Mısır ru: Rusya
fi: Finlandiya sk: İsveç
fr: Fransa Sy: Suriye
gr: Yunanistan tm: Türkmenistan
hr: Hırvatistan Tr: Türkiye
hu: Macaristan uk: İngiltere
ie: İrlanda us: A. B. D.
il: İsrail yu: Yugoslavya
İkinci (2.) düzey alan adlarının örgütlenme yapısı
edu : Eğitim kurum ve kuruluşları (Üniversiteler)
gov : Devlet kurum ve kuruluşları
org : Diğer kuruluşlar için (Vakıf, Sivil Toplum Örgütleri vb.)
com : Ticari kuruluşlar
mil : Askeri kurum ve kuruluşlar
net : Internet servisi sunan kuruluşlar
gen : Başvurunun genel yapılabildiği (ilk gelen alır.)
ac : Akademik kuruluşlar (bazı ülkelerde edu yerine kullanılır.)
int : Uluslararası organizasyonlar, kuruluşlar
k12 : Eğitim kurum ve kuruluşları (Orta Öğrenim)
nom : Bireylerin kullanımı
bbs : BBS hizmeti veren kuruluşlar (Not panoları)
bank : Banka ve finans kuruluşları
movie : Film şirketleri

www : (World Wide Web)
Sözcük sözcük çevrildiğinde “Dünyayı kaplayan ağ” anlamına
gelir. Bir browser(gözatıcı) gibi istemci uygulamaları kullanılarak bağlanılan ve çeşitli servisler
sunan, Internet sunucularının oluşturduğu büyük ağ.
Örnek alan adları:
http://www.hokudai.ac.jp,
http://www.bilkent.edu.tr,
oak.oakland.edu,
http://www.microsoft.com,
ftp.netscape.com,
http://www.tubitak.gov.tr,
garbo.uwasa.fi
http://www.nato.int
Genel olarak bu sınıflamaya uyulsa da, bazı alan adlarında daha farklı sözcük grupları da olabilir
(www.rl.ac.uk, www2.itu.edu.tr gibi). Özellikle .com alan adlarındaki sıkışmadan dolayı, yeni
global alan adları oluşturma çalışmaları vardır. İleride İnternet adreslerinde yeni kısaltmalarla
karşılaşılacaktır.
Bu adresler ip no olarak tanımlanan sayısal değerlere DNS aracılığıyla dönüştürülür.

DNS nedir?
DNS (Domain Name System; Etki Alanı Ad Sunucusu), sıradüzensel etki alanları kümesi olarak
düzenlenen bilgisayarları ve ağ hizmetlerini adlandırmak için kullanılan bir sistemdir. DNS
adlandırması, İnternet gibi TCP/IP ağlarında, bilgisayarları ve hizmetleri kullanımı kolay adlarla
adlandırmak için kullanılır. Bir kullanıcı bir uygulamaya bir DNS adı girdiğinde, DNS hizmetleri bu
adı çözüp, bir IP adresi gibi adla ilişkili diğer bilgileri oluşturabilir.
Örneğin, çoğu kullanıcı, ağdaki bir posta ya da Web sunucusunun yerini bulmak için,
example.microsoft.com gibi kullanımı kolay bir adı tercih eder. Kullanımı kolay adlar kolayca
öğrenilir ve anımsanır. Ancak, bilgisayarlar ağ üzerine sayısal adresler kullanarak iletişim
kurarlar. Ağ kaynaklarının daha kolay kullanılmasını sağlamak için, DNS gibi ad hizmetleri, bir
bilgisayara ya da bir hizmete ilişkin adı bilgisayarın ya da hizmetin sayısal adresiyle eşleştirmek
için bir yol sağlarlar. Daha önce bir Web tarayıcısı kullandıysanız, DNS de kullanmışsınızdır.
Aşağıdaki resimde, adına dayanarak bir bilgisayarın IP adresini bulan, temel bir DNS kullanımı
gösterilmiştir.
Bu örnekte, bir istemci bilgisayar, host-a.example.microsoft.com’u DNS etki alanı adı olarak
kullanmak üzere yapılandırılmış bir bilgisayarın IP adresini sorarak, bir sunucuyu sorgular.
Sunucu sorguyu yerel veritabanına dayalı olarak yanıtlayabileceğinden, istenen bilgileri içeren
bir yanıt verir; bu yanıt, host-a.example.microsoft.com’a ilişkin IP adresi bilgilerini içeren bir ana
bilgisayar (A) kaynak kaydıdır.
Örnekte, tek bir istemci ve sunucu arasındaki basit bir DNS sorgusu gösterilmiştir. Pratikte, DNS
sorguları daha karmaşık olur ve burada gösterilmeyen adımlar içerir.

Web Nedir?
İnternet bir bilgi sunma ve bilgiye ulaşma ortamıdır. Bu işlevler, farklı İnternet protokolleri
kullanılarak gerçekleştirilir. Söz gelişi, FTP protokolü kurallarını kullanan programlar ve
sunucular yardımıyla İnternet üzerinde dosya aktarımı (bir bilgisayardan diğerine dosya
kopyalama) yapılır. Ancak, özellikle multimedia teknolojilerinin gelişmesi sonucunda, görsellik ve
etkileşimlilik ön plana çıkmıştır. Bu noktada web (ya da world wide web) devreye giriyor. Web,
birbirinden farklı yapıdaki bilgileri, aynı ortak platformda insanlara sunan bir İnternet
teknolojisidir. Web sayesinde kullanıcılar, renkli resimler ve yazıların iç içe olduğu, canlandırma
ve etkileşimin kullanıldığı “sayfalara” erişirler. Her sayfanın bir adresi vardır. Bu adreslere URL
(Uniform Resource Locator) denir. Web sayfaları arasında, bağlantılar (link) tanımlanarak
birinden diğerine geçiş mümkün hale gelmektedir. Web sayfaları, İnternet’te “bilgi aktarımını”
olanaklı kılar. İnsanlar, web gözatıcısı (browser) adı verilen bilgisayar programlarıyla, bu tipte
hazırlanmış bilgi sayfalarına, bu sayfaların adreslerini yazarak, bağlanabilirler ve tüm bu entegre
bilgileri görebilirler.

Elektronik Posta (E-Mail) Nedir?
E-Posta (E-Mail), İnternet üzerinden insanların birbirlerine mektup göndermelerini olanaklı kılan
bir İnternet protokolüdür. E-posta gönderilen kişilerin, kendilerine ait bir e-posta adresleri vardır.
Mektuplar bu elektronik adreslere ulaşır.
Elektronik posta (e-posta), Internet üzerinde bilgisayarlar ve insanlar arasında bilgi alışverişini
sağlayan ve en yaygın kullanılan Internet uygulamasıdır.
Internet üzerinde TCP/IP protokollerinin bir parçası olan SMTP (Simple Mail Transfer Protocol)
protokolüne dayalı e-posta sistemleri kullanılmaktadır. SMTP, e-posta iletilerinin Internet’te rahat
hareket etmelerini sağlayan bir protokol ya da kural kümesidir. SMTP sayesinde farklı işletim
sistemlerine sahip bilgisayarlar arasında (UNIX, WINDOWS NT, MACOS) e-posta alışverişi
gerçekleşmektedir.
E-posta istemci/sunucu prensibi ile çalışmaktadır. Mektup okumak ve göndermek için kullanıcılar
mektuplarının geldiği ve gönderildiği bilgisayara, sunucuya erişmelidir. Bir istemci programı,
sunucu bilgisayarın hizmetlerinden yararlanmak ve sunucudaki bilgilere erişmek için kullanıcının
sunucu ile etkileşimde bulunmasını sağlamaktadır. Diğer bir deyişle istemci uygulaması
kullanıcının mektup okumasını, mektuba yanıt göndermesini, mektuplarını yönlendirmesini,
mektup yazmasını ve mektup göndermesini sağlayan ara yüzdür.
Pek çok e-posta sistemlerinde SMTP ’nin yanında POP (Post Office Protocol) adında ikinci bir
servis daha vardır. POP servisinin işlevi ikiye ayrılır:
i) Standart SMTP, size bir posta gönderildiğinde bu postayı, gideceği yere ulaşana dek
yönlendirerek iletir(Routing). Eğer postanın son varış noktasına ulaşılamıyorsa (bağlantı
kopukluğu) SMTP daha sonraki bir zamanda (1 saat sonra vb.) aynı e-postayı yeniden
göndermeye çalışır. Uzunca bir süre gönderilememiş e-posta, bir hata e-postasının ekinde geri
gönderilir.
ii) İkinci kullanım, mantık olarak yukarıdaki ile aynı olmasına karşın işlevsel olarak farklıdır. Bu
İnternet bağlantılarında karşımıza çıkar. Evden, işyerinden yapılan SLIP/PPP türü bağlantılarda
size gelen e-postaları almak ve okumak için POP3’ü destekleyen e-posta programlarının
(Eudora, Netscape Mail, Outlook Express vb.) kullanılması çok büyük avantajlar sağlar. Bu
şekilde, makinanızı açmadan posta kutunuzdaki tüm mektupları kısa sürede alır; sonra
bağlantıyı kapatır ve e-postalarınızı okursunuz (off reader). İsterseniz yanıtlar yazar, daha sonra
tekrar slip/ppp bağlanarak e-postalarınızı SMTP servisiniz üzerinden gönderebilirsiniz. Böyle bir
kullanım size çok büyük zaman kazandırır.
E-posta iletileri başlangıçta yalnızca düz yazı ile sınırlı idi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte
günümüzde e-posta içinde resim, ses, video, html dokümanları, çalışabilir program vb kullanımı
mümkün hale gelmiştir. Ancak, henüz tüm e-posta programları bu tip biçimleri
desteklememektedir.
Günümüzde kullanılan çoğu e-posta programları (UNIX için Pine, Elm; PC için Netscape Mail
gibi) benzer kullanıcı arabirimleri ve kullanım kolaylıkları sunarlar.

E-posta adresi nedir?
E-posta adresi (mektuplarda olduğu gibi) mektubun gideceği adrestir. E-posta adresi elektronik
iletilerin karşılıklı gönderilmesi için bilgisayarı ve kişiyi tanımlamaktadır. Bu nedenle çoğunlukla,
kişinin kullanıcı adı ve kullandığı sistemin İnternet adresinden oluşur. Aşağıda e-posta adres
örnekleri verilmiştir.
celiktig@stud.sdu.edu.tr
cankaya@tccb.gov.tr
Yukarıdaki örnek incelenirse e-posta adresi @ işareti ile ayrılmış iki bölümden oluşmaktadır.
Birinci bölüm kişinin kendi sistemindeki kullanıcı adını; ikinci kısım ise, bulunduğu sistemin
adresini belirtmektedir.
Kullanici_adi@alan3.alan2.alan1
E-posta adresleri soldan sağa doğru okunmaktadır. Örneğin:
celiktig@stud.sdu.edu.tr
celiktig : İletiyi gönderen ya da alan kişinin adı
sdu : Organizasyonun alan adında tanımlanan kısaltması ya da adı
edu : Bu da alan adinin bir bölümünü oluşturur ve sdu’nun bir eğitim kurumu olduğunu ifade
eder.
tr : Bu son terim Türkiye’yi ifade eder. Her ülke için bir terim vardır.
E-posta programlarında görülen “From, To, Subject, Cc, Bcc, Forward To:” gibi
kısaltmalar ne anlama gelir?
Bütün bu kavramlar, e-posta’nın başlık(header) bölümünde yer alır ve gönderilen e-posta ile ilgili
bir takım “gönderme bilgileri”ni içerir.
From (Kimden) : Bu alanda, e-posta’yı gönderen kişinin e-posta adresi (ve gerekli olmasa bile,
Adı – Soyadı) yer alır.
To (Kime): E-posta’nın gönderileceği kişilerin e-posta adresleri yer alır. Gönderilecek kişi sayısı
1’den fazla ise adresler aralara virgül konarak(Bazı sistemlerde bir boşluk bırakılarak) yazılır.
Subject(Konu) : E-posta içeriğine uygun, çok kısa bir başlık yazılır. (Acil, Virüs uyarısı, Toplantı
duyurusu, Beni hemen ara, vb.) Özellikle her gün çok sayıda e-posta gönderilen listelerde bu
özellik önem kazanır.
Cc(Kopyasını gönder) : E-posta’nın kopyasının gönderileceği diğer adresler (Genellikle, eposta
içeriği ile ikinci dereceden ilgili kişiler olabilir.) yazılır. (Cc: Carbon Copy)
Bcc(Kopyasını gizli gönder) : E-postayı alan kişiler To: ve Cc: alanlarındaki bilgileri
görebilmelerine karşın, Bcc: alanındaki bilgileri göremezler(Bcc: Blind Carbon Copy).
Forward(İlet) : Gelen bir iletiyi bir başkasına aynı biçimde iletmek için kullanılır. Kullanılan eposta
programları tümü bir e-postayı başkasına “aynı biçimde gönderme” seçeneği olarak
Forward’ı sunarlar.
Signature (imza) nedir?
Signature (imza), gönderilen her e-posta‘nın sonuna otomatik olarak konulan, içeriği önceden
hazırlanmış dosyalardır. İmza dosyaları, kullanılan e-posta programının bir parçasıdır. Kullanılan
e-posta programının seçenekleri arasında (eğer destekliyorsa) imza hazırlama ve otomatik
olarak e-posta sonuna ekleme hizmetleri vardır. İmza dosyalarında, genellikle, kişinin adısoyadı,
e-posta adresi, (varsa) web adresi, posta adresi, telefon/faks numaraları bulunur. İmza
dosyalarında, birtakım “veciz” sözlere de rastlanmaktadır. Bunlar da, kişinin ilgisine göre, bir
şarkının nakaratı, bir atasözü vb. olabilir.

E-posta gönderirken dikkat edilecek bazı noktalar
E-posta, İnternet servisleri arasında en yaygın kullanılanıdır. Ancak kullanımda bazı noktalara dikkat etmek gerekir:
· Size gelen iletilere yanıt yazarken, orijinal iletiden gerektiği kadarını da yanıtınıza ekleyin.
E-posta gönderen kişi, yazdığı bir çok ileti arasında içeriği kolayca hatırlayamıyor olabilir.
Özellikle yanıtlarınızı, gelen iletinin ilgili yerlerinin hemen altına yazarsanız içeriği de
tutturmuş olursunuz. Günümüzde kullanılan hemen hemen tüm e-posta programları,
yanıtlarda orijinal iletinin de e-posta‘nın sonuna otomatik olarak getirilmesine olanak
tanırlar.
· İletinizi, karşılıklı yazışmanın içeriğine uygun uzunlukta tutun. Gerekmedikçe, uzun eposta
hazırlamayın. Konuşmadan farklı olarak, e-posta haberleşmelerinde yazı
kullanıldığı için, özellikle listelere gönderilen iletilerde, içeriği çok kolay kaçırabilirsiniz. Bu
da e-posta‘nizin okunmasını zorlaştırır.
· E-posta‘nizin içeriğini, “Subject” (konu) alanına yazdıklarınız kapsamında tutun. Aynı eposta
‘da başka bir konudan da bahsedecekseniz, bunu ikinci bir e-posta ile ayrıca verin.
· E-posta programınız bazı biçimlendirme seçenekleri sunabilir (yazıyı italik, koyu renk,
renkli yapma, e-posta içinde animasyonlar, resimler, ses vb kullanma gibi). Ancak,
gelecekte bu değişecekse de, günümüzde kullanılan e-posta programlarının büyük bir
çoğunluğu yalnızca düz yazıyı anlayabilmektedir. E-posta gönderdiğiniz kişinin kullandığı
e-posta programının bu tip biçimleri desteklediğinden emin olmadan bu tip özel biçimli
iletiler göndermeyin.
· İletinizi nereye gönderdiğinize dikkat edin. Aynı listeye üye bir arkadaşınızın e-postasını
alınca ona “özel” yazdığınız bir iletiyi çok kolayca “yanlışlıkla” doğrudan listeye
gönderebilirsiniz. Listelere gönderilen “özel iletiler” liste üyelerince (haklı olarak) pek hoş
karşılanmaz.
· Her zaman , “imza” kullanmaya özen gösterin. İmza dosyalarınızda, adınız ve e-posta
adresiniz dışında size ulaşmak için diğer alternatif yolları (web sayfası adresi, telefon fax
gibi) da verebilirsiniz. İmzalarınızı “mümkün olduğunca kısa” tutun. 4 ile 7 satır arası
normal uzunluk kabul edilir. Çok uzun imzalar, özellikle liste ve haber gruplarına
gönderilen iletilerde, çok tepki çeker.
· Gereksiz iletileri okuyunca silin, çünkü e-posta kutusunda durması, sisteme gereksiz disk
alanı harcatacaktır. E-posta kutunuzda duran iletileri, en az sayıda tutun. İleride
başvurmak için saklayacağınız iletileri, kendi disk bölgenize, ya da sistem dışına (kendi
PC’nize vb.) aktarın. Disk alanındaki dosyaları bilmek ve bunlarla ilgilenmek de
kullanıcının sorumluluğundadır.
· Dosyaları, özellikle başka yerlerden getirdiğiniz dosyaları, virüs taramasından
geçirmeden çalıştırmayın.

Internet’te Alışveriş Yapmak Güvenli mi?
SSL ve SET gibi güvenlikli bilgi aktarım teknolojileri yardımıyla, hem kişisel bilgiler (ad,
adres vb) hem de kredi kartı numarası ve alışveriş bilgileri kimsenin eline geçmeden güvenli bir
şekilde iletilir. Ancak, kredi kartı numaranızı başka birine vermemelisiniz. Aslında, gündelik
hayatta yaptığımız normal alışverişlerde karşılaştığımız risklerin benzerleri (belki de daha azı!)
İnternet üzerinden alışverişte karşımıza çıkmaktadır.
Nasıl ki kredi kartınızı çaldırmanız, kaybetmeniz, kasa başında unutmanız v.b. gibi normal
kullanım riskleri varsa, İnternet üzerinden alışverişte de, söz gelişi, kredi kartı bir başkasına
vermişseniz ve kişisel bilgilerinizi (ad, adres, telefon vb) başkaları biliyorsa, benzer riskler vardır.
Ancak bu risk, genellikle teknolojinin yetersizliğinden değil tam tersine, yanlış ve bilinçsiz
kullanımından doğmaktadır.

  • İnternet Bankacılığı Kullanımı ve Güvenliği
  • Reklamlar

    1 Ekim 2008 - Posted by | Bilgisayar Ağları | , , , , ,

    Henüz yorum yapılmamış.

    Bir Cevap Yazın

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Connecting to %s

    %d blogcu bunu beğendi: